Eskiçağ’da Byzantion adını taşıyan İstanbul’un tarihinde balıkların ve balıkçılığın çok önemli bir yeri vardır. Boğaz (Bosporos) üzerinde kurulmuş olması nedeniyle, Byzantion, ton, palamut ve uskumru gibi göç eden balıkların avlanmasında, gıda olarak tüketilmesinde ve ihracında Eskiçağ’ın en önemli merkezlerinden biriydi. “Ton balığı yurdu” olarak ün yapan bu koloni kentinin salamura (tuzlama) balığı hemen her yerde tavsiye ediliyordu. Ne yazık ki, yunus balığı avının da en yoğun yapıldığı yer Byzantion’du. Nitekim kaynaklarda bir yandan Byzantionluların zalimce yaptıkları yunus avı anlatılırken, öte yandan Byzantionlularla yunuslar arasında geçen sevgi dolu karşılıklı duygusal öykülere de yer verilmiştir. İstanbul’un en büyük koyu olan Haliç’in “Altın Boynuz” olarak tanınmasının nedeni ise palamut balıklarıydı. Bu kitapta, Byzantion’da avlanan ve tüketilen balıklar, balık avı, balık pazarları ve balıkçılar loncası gibi konular Antik Çağ yazarlarının eserlerinden aktarılan ilginç bilgiler ışığında ayrıntılı bir şekilde sunuluyor.
Hem Antik Caga hem de balikciliga ilgi duyanlarin bir solukta okuyabilecegi guzel bir kitap. Kitapta Aelianus`un Koiranos adli bir Paroslu denizci ile yunuslar arasindaki dostlugu anlattigi bir efsaneden tutun da birkac antik yazarin verdigi balik soslarina kadar ilginc anlatimlar bulabilirsiniz.
Kitap Yorumları - (3 Yorum)
güzel bir araştırma nostaljik fakat balık türlerinin azaldığını görmek üzücü eseri tavsiye ederim
Antik Çağ döneminde yapılan balıkçılık, avlanan balıklar çok sade ama anlaşılır bir dil ile anlatılmış. İlgisi olan herkese öneririm.
Hem Antik Caga hem de balikciliga ilgi duyanlarin bir solukta okuyabilecegi guzel bir kitap. Kitapta Aelianus`un Koiranos adli bir Paroslu denizci ile yunuslar arasindaki dostlugu anlattigi bir efsaneden tutun da birkac antik yazarin verdigi balik soslarina kadar ilginc anlatimlar bulabilirsiniz.