“Gurbet!” diye seslendim. Dinledim. Sesime ses yoktu. “Gurbet neredesin?” Kapı usuldan aralandı. “Neredesin. Gurbet?” dedim. Sesime öfke bulaşmıştı. “Buyur ağam, ne istedin?” Gözlerini gözlerime verdiğinde öfkem sönüverdi. Çocuksu bir bakış kuşanmış, karşımda duruyordu. Yüreğimin titrediğini hissettim. “Hiç!” dedim. “Sen hâlâ gitmedin mi?”Daha önce Panayır Zamanı adlı öykü kitabını yayımladığımız Mümtaz Tiftik yeni öykülerini bir araya getirdiği Güz Tutulmaları’yla okurlarının karşısında. Her biri birbirinden farklı olan bu öyküler alabildiğine renkli ve hüzünlü bir dünyayı okurla buluşturuyor…
Kitap birbirinden farklı, bazen hüzünlü bazen mizahi olabilen hikayelerden oluşmuş. Her bir hikayedeki kahraman size çok tanıdık geliyor. Bunu yazarın güçlü betimlemeleri ve kişi tahlilleri ile başardığını söyleyebiliriz. Kahramanların iç dünyaları etkili bir şekilde verilmiş. Özellikle “Sesler” hikayesini beğenmiştim. Akıcı bir üslup, tadında biten hikayeler. Tavsiye ederim.
yazar, hem kendine has üslubuyla, hem de yaşadığı yöreye ait dil özellikleriyle zenginleştirmiş öykülerini. öyküler, sanki yazar karşınıza oturmuş, o hikayeleri size kendisi anlatıyormuş hissi uyandırıyor. kesinlikler 100 temel eser sınıflamasına girmesi gereken bir kitap.
İmgelerin renkli dünyasını halk dilinin kıvraklığıyla süsleyen yazar; cümlelerindeki kısalık ve açıklık ile ayakları yere basan üslubunu bir kuyumcu edasıyla işliyor. Kimi zaman kahramanın bakış açısıyla kimi zaman gözlemci bakış açısıyla dönemin koridorlarında içi içe geçmiş zihniyetleri pervasızca dolaştırıyor. Renkli hayatları bazen bir kadının bazen bir erkeğin gözünde bir hüzün bir muziplik olarak çıkarıveriyor karşınıza. Sosyal konulara değinirken kelimelerin büyüsünden koparmıyor okuyucusunu
70’li 80’li yılların sıcacık öyküleri içinde siz kendinizi buluyorsunuz. Yaşamın renkleri farklı bir perspektiften yer yer mizahla yoğrularak sunulmuş, beğeneceksiniz
Kitap Yorumları - (4 Yorum)
Kitap birbirinden farklı, bazen hüzünlü bazen mizahi olabilen hikayelerden oluşmuş. Her bir hikayedeki kahraman size çok tanıdık geliyor. Bunu yazarın güçlü betimlemeleri ve kişi tahlilleri ile başardığını söyleyebiliriz. Kahramanların iç dünyaları etkili bir şekilde verilmiş. Özellikle “Sesler” hikayesini beğenmiştim. Akıcı bir üslup, tadında biten hikayeler. Tavsiye ederim.
yazar, hem kendine has üslubuyla, hem de yaşadığı yöreye ait dil özellikleriyle zenginleştirmiş öykülerini. öyküler, sanki yazar karşınıza oturmuş, o hikayeleri size kendisi anlatıyormuş hissi uyandırıyor. kesinlikler 100 temel eser sınıflamasına girmesi gereken bir kitap.
İmgelerin renkli dünyasını halk dilinin kıvraklığıyla süsleyen yazar; cümlelerindeki kısalık ve açıklık ile ayakları yere basan üslubunu bir kuyumcu edasıyla işliyor. Kimi zaman kahramanın bakış açısıyla kimi zaman gözlemci bakış açısıyla dönemin koridorlarında içi içe geçmiş zihniyetleri pervasızca dolaştırıyor. Renkli hayatları bazen bir kadının bazen bir erkeğin gözünde bir hüzün bir muziplik olarak çıkarıveriyor karşınıza. Sosyal konulara değinirken kelimelerin büyüsünden koparmıyor okuyucusunu
70’li 80’li yılların sıcacık öyküleri içinde siz kendinizi buluyorsunuz. Yaşamın renkleri farklı bir perspektiften yer yer mizahla yoğrularak sunulmuş, beğeneceksiniz